JORDANIN HAYATI
Michael Jordan basketbol sporunu hiç bir zaman olmadığı kadar yükseğe
taşıdı.Michael Jordan hikayesi,babası evin arka bahçesine bir çift pota monte ettiğinde
doğdu.
ÇOCUKLUĞU
Jordan,New York Brooklyn'de doğmuş,ama Kuzey Calorina eyaletinin,küçük sahil kasabası
Wilmington'da büyümüş.Amerika'daki pek çok çocuk gibi çocukluk yıllarında rüyalarını
süsleyen spor,basketbol değil beyzboldu.Basketbola başladığında tam 12 yaşındaydı
ama aynı yaşta,beyzbol takımıyla küçükler ligi eleme maçı,beyzbol oynayan
çocuklar için,NBA finalleri demek ! Jordan final maçında çok iyi oynayıp,sayıda
kaydetmesine rağmen,takım olarak maçı kaybettiklerinden,bölgesel şampiyonluğu kaçırdı.Michael'in
beyzbol aşkına karşılık,babası basketbolu seviyord (Gençlik yıllarında bu sporu
yapmış olan James Jordan,daha başarılı olmayışının boynunun biraz daha uzun
olmasına bağlıyordu) ve 5 çocuğuna basketbol aşkını bulaştırabilmek için
evlerinin arka bahçesine potalar dikmeye başladı.
''Rekabet insanı iyiye götürür''der Jordan sık sık.Daha çocuk yaştan itibaren her
gün düzenli olarak basketbol sahasında kendisiyle rekabet edilen ve her kazandığı maçta,rakipleri
her yendiğinde kendisine olan güveni artan JORDAN.
LİSE YILLARI
Laney Lisesi'ndeki ilk yıllarında Jordan basketbola B takımında başladı.Bu takımda
daha çok küçük sınıflardaki oyunculara yer veriliyor ve son sınıf öğrencileri
kabul edilmiyordu.A takımında küçük sınıflar için bir yer açıldı.Sürekli
olarak kendisine yaşca büyük rakiplerle maç yapan Michael ,bu konuda deneyimli olduğu
için bu yeri kendisinin alacağını sandı.
O günlerde Michael basketbol sahasını dünyanın merkezi olarak görüyordu.Zaten yaptığı
ilk eğitim kasetinin adıda ''Basketbol Sahası''ydı.
Boyu uzadıkça vücudu gelişti Jordan o zamanlar 1.90 boyundaydı ve son sınıf öğrencisiydi.Ve
birden bire kendini power forvet mevkiinde buldu.Bu Jordan bu temel seviyede post-up
oyunlarını ve alçak postta hareketlerini öğrenmesini sağladı.Jordan bugünlerde boy
olarak ulaşabileceği en iyi noktaya ulaşmıştı.
Bir guard olmak için doğmuş ve basketbol sahalarında ve antremanlarda guard
özelliklerini geliştirmiş olarak,Jordan
kendi mevkiisi olmayan bir yerde gayet iyi oyun çıkarıyordu.Ondaki yeteneğin
işaretleri görünmeye başlamıştı.New Hannover Lisesi'nin bir maçında,son
dakikalarda ipleri tamamiyle eline alarak 15 sayı attı ve maçı kazandırdı.
kolej yılları başlıyordu .Jordan bir basketbol oyuncusu olarak o ünlü Street ve
smith dergisinin o çok prestijli
Amerika'nın en iyi 300 oyuncusu listesine yer almamış olsa da,koç Dean Smith Kuzey
Calorina'li bir çocuk beğendi
ve Kasım 1980'de Jordan kendini North Calorina Universitesi'nde buldu.
NBA
Michael lige,lig tarihinin kritik bir dönüm noktasında dahil oldu.Magic-Bird rekabeti
basketbolu bir süre gündemde
tutmayı başaracak gibi görünsede , Dr.J'nin basketbolu bırakacak olusuyla lige taze
kan gelecekti.
Seyirci sayısı önemli ölçüde düşmüştü.Chicago'nun maçlarına gelen seyirci
sayısı 7000'in altındaydı.Diğer şehirlerde de durum pek parlak değildi.Bazı
oyuncuların şöhretli adları olsa da.basketbol insanları peşinden sürükleyen bir eğlence
değil.sadece bir şovdu !
Oyuncu ajanı David Falk'un, koç Smitvh'e yaptığı 90 dakikalık prezantasyon kendisini
etkilemiş olacak ki, koç Jordan'ı onu seçmek konusunda ikna etti.falk,benzer bir konuşmayı
Bulls'a yapacak ve oldukça başarılı olacaktı.Öyle ki daha kontrat pazarlıkları sürerken
takımınileri gelenleri oyuncuyu 'heyecan verici' olarak tanımlıyorlardı bile!
O kuşkusuz basketbol sporunun gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu, belki bütün takım
sporları tarihinde, bireysel rekabet duygusu en gelişmiş sporcu..Ama unutmayın ki
Jordan basketbolu bıraktı.